Çaykur

Çayın Babası ALİ RIZA ERTEN

Yazar: Fatih ÜNAL Kategori: Çayın Tarihi Eklenme Tarihi: 21.2.2016 15:49:30
Türkiyede çay tarımı ile ilgili girişimler, 1917 yılından sonra gelişmeye başladı.

Türkiye’de çay tarımı ile ilgili girişimler, 1917 yılından sonra gelişmeye başladı. 1917 yılındaki Sovyet Dev­rimi sonrasında Batum ve havalisinin Türkiye’ye geri verilmesini izleyen günlerde incelemeler yapmak üzere bölgeye bir heyet gönderildi. Heyette yer alan Halkalı Ziraat Mekteb-i Alisi Müdür Vekili ve Nebatat ve Emrazı Nebatiye Müderrisi Ali Rıza Erten, seyahat dönüşü İktisat Vekaleti’ne sunduğu 91 sayfalık rapo­runda benzer ekolojiye sahip olan Doğu Karadeniz kıyılarımızda da çay bitkisinin yetiştirilebileceğini açıkladı. İktisat Vekaleti tarafından “Şimali Şarki Ana­dolu ve Kafkasya’da Tetkikat-ı Zirai” adı altında kitap halinde yayınlanan raporunda Ali Rıza Erten; ekolo­jik yönden uygun olması nedeniyle Rize bölgesinde çay tarımının yapılmasını öneriyor, ayrıca bölgede li­mon, portakal, mandalina ve bambu üretimini sağla­mak üzere önlemler alınmasının yararlı olacağını be­lirtiyordu. Sorunun çözüme kavuşturulması ve bölge insanlarına gelir kaynağı yaratılması için o günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde önemli görüşmeler yapılıyordu. Uzun görüşmeler sonunda Büyük Millet Meclisi’nde 6 Şubat 1924 tarihinde “Rize Vilayeti ile Borçka Kazasında Fındık, Portakal, Mandalina, Li­mon ve Çay Yetiştirilmesi” adıyla oylamaya sunulan 407 Sayılı Kanun kabul edildi.

 

ZİHNİ DERİN 

Kanunun yürürlüğe girmesinden hemen sonra, çay tarımı ile ilgili ön denemeleri yapmak ve bölgede meyveciliğin gelişmesini sağlamak amacıyla Rize’de Bahçe Kültürleri İstasyonu kuruldu. İşleri organize etmesi ve yürütmesi için de Ziraat Umum Müfettişi Zihni Derin görevlendirildi.

 

1937 yılında Zihni Derin, çay tarımının yerleştirilip gelişti­rilmesi için, tam yetki ile yeniden görevlendirildi. Geçmişte yitirilen yılların deneyimleriyle sıkı tutulan işler bu kez daha bilinçli ve programlı şekilde yürütülmeye başlandı. Tohum damızlık bahçesi kurmak ve fidan üretip yeniden üreticiye dağıtmak amacıyla, 1937 yılı içerisinde Gürcistan kökenli 20 ton çay tohumu satın alındı. Aynı amaçla, 1939 yılında 30 ton ve 1940 yılında da 20 ton olmak üzere toplam 50 ton daha çay tohumu satın alınarak üretim yaygınlaştırıldı. 27 Mart 1940 tarihinde çıkarılan 3788 Sayılı “Çay Kanunu” ile çay tarımının ve üreticinin desteklenmesi güvence altına alındı. Bölgede çay tarımının yerleşmesi ve çay sanayiinin kurulup geliştirilmesindeki önemli hizmetleri nedeniyle Zih­ni Derin, bölgede çay ekonomisinin önemli isimlerinden biri olarak anılıyor. Bunu değerlendiren Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK), 1969 yılında Zihni Derin’i Hizmet Ödülü ile ödüllendirdi.

 

BEŞ YILDA ÜÇ KAT ARTIŞ 

Türkiye’de çay tüketimi, 1945-1950 döneminde yaklaşık üç kat arttı. Bu nedenle 3788 Sayılı Kanunla belirlenen çay tarım alanlarının genişletilmesi zorunlu oldu ve 27 Şubat 1950 tarihinde çıkarılan 574 Sayılı Kanunla çay tarım alanı 65 bin dekara yükseltildi. Daha sonra çay tarım alanının kanun yoluyla genişletilmesi yerine bu hususta Bakanlar Kurulu’na 10 Temmuz 1953 tarih ve 6133 Sayılı Kanunla yetki verildi. 6 Eylül 1955 tarih ve 4/3840 Sayılı Kararname ile Giresun Merkez, Bulancak, Keşap, Tirebolu, Görele’de sahilden 15 km içeriye ve 500 metre yüksekliğe değin; 22 Temmuz 1957 tarih ve 4/9290 Sayılı Kararname ile Ordu Merkez, Perşembe ve Fatsa’da; 13 Haziran 1966 tarih ve 6/6578 Sayılı Kararname ile Maçka’ya bağlı Akköse, Kendi Güler, Tüfekçi, Ormancık, Çaybaşı, Taşçılar, Günebakan, Ulucami, Çalışanlar köylerinde de çaylık kurma izni verildi. Bu arada 3 Şubat 1968 tarih ve 6/9603 Sayılı Kararname ile kayıt dışı 65 bin dönüm çaylığın kayda alınması uygun bulunarak bölgede çay tarımı yapılan toplam alan 265 bin dekara yükseltildi. Çay tarım alanı 1973 yılında 404 bin de­kara, 1983 yılında ise 644 bin dekara ve 1990 yılında ise 906 bin dekara kadar çıktı. Ekonomik ve sosyal yönden daha etkin bir şekle dönüştürülmesi amacıyla, 1971 yılında çay tarımı ve çay sanayii yeniden düzenlendi. İktisadi Dev­let Teşekkülleri, Müesseseleri ve İştirakleri hakkındaki 440 Sayılı Kanun’a uygun olarak 6 Aralık 1971 tarihli ve 1497 Sayılı “Çay Kurumu Kanunu” ile Çay Kurumu adı altında, tüzel kişiliğe sahip, çalışmalarında özerk, sorumluluğu ser­mayesiyle sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülü kuruldu.

Aynı kanun ile, 4223 Sayılı “Kahve ve Çay İnhisarı Kanunu”nun birinci maddesinde mevcut çay inhisarı, 3788

sayılı “Çay Kanunu”nun ikinci maddesindeki ruhsat verme yetkisi ile 5433 Sayılı Kanun’un ikinci maddesinin ikinci fık­rası ile Tekel Genel Müdürlüğü’ne verilen görev ve yetkiler Çay Kurumu’na devredildi.

 

ÖZEL SEKTÖRE İZİN 

İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşlarının yeniden düzenlenmesini gerçekleştiren 19 Ekim 1983 tarih ve 2929 Sayılı Kanun’a dayanılarak 1497 Sayılı “Çay Kuru­mu Kanunu”, 112 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile değiştirildi. Çay Kurumu, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü adı altında Kamu İktisadi Kuruluşu’na dönüştürüldü. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü 8 Haziran 1984 tarihinde çıka­rılan 233 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile bir kez daha yeniden düzenlendi ve teşkilatlandırıldı.

Çaydaki gelişmelerin dünü ve bugünü dikkate alındığında, çayda en büyük değişikliğin 4 Aralık 1984 tarihli ve 3092 Sayılı “Çay Kanunu” ile gerçekleştirildiği görülür.

ÇAYKUR BLOG